Neden araç kurtarma en sonda?
Çünkü kurtarma, geri alınamaz biçimde sahneyi değiştirir. Araçlar bir kez yerinden oynatıldığında çarpışma konumu, fren izleri ve saçılan parçaların dağılımı yeniden oluşturulamaz; bu bilgiler ise anlaşmazlık durumunda tarafların elindeki tek somut kayıttır. Bu yüzden yaralanma yoksa ve trafik güvenliği elveriyorsa, araçlar oynatılmadan önce birkaç fotoğraf çekmek dakikalar alır ve sonradan çok şey kazandırır. Bunun tek istisnası can güvenliğidir: otoyol gibi yüksek hızlı bir yolda araçlar hareket edebiliyorsa ve yaralanma yoksa, ikinci bir kaza riskini önlemek için kenara çekmek önceliklidir. O durumda bile mümkün olan en hızlı şekilde birkaç kare çekmeye çalışın.
Aracı kurtarmadan önce yapılacak son değerlendirme
Çekici çağırmadan hemen önce yapacağınız kısa bir gözlem, hangi ekipmanla gelmemiz gerektiğini belirler ve bekleme süresini kısaltır. Bakılacaklar şunlardır: dört tekerlek de serbestçe dönüyor mu, herhangi biri çamurluğa sürtüyor mu, araç altından sıvı akıyor mu ve rengi ne, direksiyon merkezde mi, hava yastığı açıldı mı, kaporta bir tekerleği kilitleyecek şekilde içeri girmiş mi. Bu altı gözlem teknik bilgi gerektirmez ama bize aracın tekerlek üstü hareket edip edemeyeceğini söyler. Hasarlı araçlarda bu sorunun cevabı çoğu zaman "hayır"dır ve bu, platformlu çekiciyi bir tercih olmaktan çıkarıp zorunluluk haline getirir.
Hasarlı araçta neden platform zorunlu hale gelir?
Kaza sonrası araçlarda üç durum sık görülür ve her biri tekerlek üstü çekimi imkânsız kılar. Birincisi kilitli tekerlek: fren kaliperi sıkışmış veya süspansiyon deforme olmuşsa tekerlek dönmez, sürüklenir ve birkaç yüz metrede lastik tamamen tahrip olur. İkincisi kaporta teması: içeri girmiş bir çamurluk tekerleğin dönüşünü engeller ve sürtme hem lastiği hem sacı keser. Üçüncüsü geometri bozukluğu: rot veya aks eğilmişse araç düz gitmez ve çekim sırasında sürekli yana çeker. Platform bu üç durumun hiçbirini önemsiz hale getirmez — ama hiçbirini de sorun haline getirmez, çünkü araç yerden tamamen kesilir ve hiçbir tekerleği yol üzerinde çalışmaz.
Yakıt kaçağı, akü ve yüksek gerilim uyarısı
Kaza sonrası araçta güvenlikle ilgili üç işaret hemen değerlendirilmelidir. Yakıt kokusu alıyorsanız veya araç altından yakıt aktığını görüyorsanız motoru çalıştırmayın, sigara içmeyin, aracın etrafından uzaklaşın ve durumu 112'ye bildirin. İkinci olarak akü kutup başı kopmuş veya kablo ezilmişse kısa devre riski vardır; bu durumu çekici ekibine mutlaka söyleyin. Üçüncüsü hibrit veya elektrikli araçlarda turuncu renkli yüksek gerilim kablolarına dokunulmaz; batarya bölgesinde darbe, koku, duman veya ısınma varsa bu bir mekanik sorun değil, acil güvenlik durumudur ve derhal 112 aranmalıdır. Bu belirtileri bize aktarmanız, ekibimizin de doğru hazırlıkla gelmesini sağlar.
Araç atölyeye geldikten sonra ne yapılır?
Kaza hasarında görünen kısım çoğu zaman hikâyenin tamamı değildir. Aracı atölyemize aldığımızda mekanik tarafı değerlendiririz: soğutma sistemi darbe almış mı, radyatör veya hortumlar zarar görmüş mü, süspansiyon geometrisi ve rot ayarı bozulmuş mu, aktarma organlarında zorlanma izi var mı, cihazla okunan hata kayıtlarında darbe ile ilişkili modül uyarıları görünüyor mu. Bunlar, aracın yeniden yola çıkmadan önce netleşmesi gereken başlıklardır. ⛔ Sigorta, ekspertiz ve hasar tazmin süreçlerine ilişkin kararlar bizim uzmanlık alanımız değildir; bu konularda sigorta şirketinizle görüşmeniz doğru olur. Bizim işimiz aracın mekanik durumunu doğru tespit etmek ve gereken onarımı yapmaktır.